Zorunlu TES’e Sert Tepki: “Emeklilik Değil, Maaştan Sessiz Kesinti!”
Hükümetin 2026 yılı için gündeme aldığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), daha yürürlüğe girmeden milyonlarca memur ve çalışanın tepkisini çekti. “Emeklilikte refah” söylemiyle sunulan sistemin, gerçekte sabit gelirliyi daha da yoksullaştıracak yeni bir zorunlu kesinti mekanizması olduğu eleştirileri giderek yükseliyor.
Sendikalar ve muhalefet partileri, TES’in sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını, mevcut ekonomik koşullarda memurun sırtına yeni bir yük bindirdiğini vurguluyor.
“Zorunlu Tasarruf Dayatması Kabul Edilemez”
TES’in en çok eleştirilen yönü, zorunlu olması. Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) dahi tanınan çıkış hakkının TES’te kısıtlanması, sendikal çevreler tarafından “çalışanın iradesine açık müdahale” olarak değerlendiriliyor.
Sendikalar açık konuşuyor:
“Geçinemeyen memura ‘tasarruf yap’ demek, emeklilik reformu değil, sosyal körlüktür.”
Artan kira, gıda ve ulaşım giderleri altında ezilen memurun maaşından yüzde 3’e varan kesintinin zorunlu hale getirilmesi, “emeklilik güvencesi” değil, bugünün sofrasından çalmak olarak yorumlanıyor.
Asıl Sorun Çözülmüyor: Düşük Emekli Maaşları
Muhalefet partileri ve uzmanlar, TES tartışmalarının asıl gerçeği perdelediğini savunuyor:
Türkiye’de sorun, çalışanların yeterince tasarruf etmemesi değil; mevcut emeklilik sisteminin bilinçli şekilde zayıflatılması.
Eleştiriler net:
-
Emekli maaşları açlık sınırının altında
-
Memur ve işçi yıllarca prim ödüyor ama karşılığını alamıyor
-
Çözüm, ikinci bir zorunlu sistem değil; SGK’nın güçlendirilmesi
Bu nedenle TES, birçok çevrede “kamusal emekliliğin tasfiyesi” olarak görülüyor.
Fonlar Kimin İçin, Kim Tarafından Yönetilecek?
TES kapsamında birikecek milyarlarca liralık fonun nasıl ve kim tarafından yönetileceği sorusu da yanıtsız. Sendikalar, geçmiş deneyimlere dikkat çekerek uyarıyor:
“Bu sistem, emekçinin alın terini finans piyasalarına aktarma projesine dönüşebilir.”
Fonların özel emeklilik şirketleri eliyle yönetilmesi ihtimali, kamu yararı yerine kâr önceliği endişesini artırıyor. Şeffaflık, denetim ve kamu güvencesi konularında somut bir güvence ise henüz ortada yok.
Kıdem Tazminatı Gölgesi
TES tartışmaları, geçmişte defalarca gündeme gelen kıdem tazminatı reformu endişelerini de yeniden alevlendirdi. Sendikalar, “tamamlayıcı” adı altında getirilen bu sistemin, ileride kıdem tazminatının budanmasının altyapısı haline gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Sendikal Cephe Net: “Geri Çekilmeli”
Sendikal hareketin ortak talebi açık ve net:
-
TES zorunlu olmamalı
-
Maaşlardan yeni kesintiler yapılmamalı
-
Emeklilik güvencesi, piyasa sistemlerine değil kamusal sosyal güvenliğe dayanmalı
Aksi halde TES’in, memurun değil; bütçe açıklarının ve finans çevrelerinin çıkarına hizmet eden bir düzenleme olacağı ifade ediliyor.
Son Söz
Henüz yasalaşmamış olsa da TES, şimdiden emek dünyasında büyük bir güvensizlik yaratmış durumda. Memur ve emekli geçim derdiyle boğuşurken, çözümün yeni zorunlu kesintiler değil; insanca yaşamaya yetecek maaş ve emeklilik hakkı olduğu bir kez daha hatırlatılıyor.
Emeklilik güvenceyle olur, dayatmayla değil.



Yorum gönder