657 Sayılı Kanun’daki Sessiz Değişiklik Tepki Çekti: “Memurun Güvencesi Zayıflatılıyor”
Torba Kanun kapsamında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişikliklerin, kamu çalışanlarının iş güvencesini ve sendikal özgürlükleri tehdit ettiği ileri sürüldü. Muhalefete çağrı yapan kamu çalışanları, düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasını istedi.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda Torba Kanun kapsamında yapılan son değişiklikler kamuoyunda yeterince tartışılmadan yürürlüğe girerken, düzenlemelerin içeriği kamu çalışanları arasında ciddi endişelere yol açtı. Yapılan değişikliklerin; iş güvencesini zayıflattığı, sendikal özgürlükleri baskı altına aldığı ve çalışma barışını bozacak nitelikte olduğu ifade ediliyor.
Tepkilerin odağında, disiplin hukuku başlığı altında idareye tanınan geniş ve denetimsiz yetkiler yer alıyor. Özellikle aday memurlar açısından ciddi bir güvencesizlik ortamı oluştuğu belirtilirken, disiplin yetkilerinin sendikal kimliği bulunan yöneticiler eliyle kullanılmasının durumu daha da ağırlaştırdığı vurgulanıyor.
Açıklamada, kamuda görev yapan birçok yöneticinin aynı zamanda belirli sendikaların üyesi veya yöneticisi olduğuna dikkat çekilerek, tarafsız olması gereken disiplin ve soruşturma süreçlerinin sendikal aidiyetlerle iç içe geçmesinin sendikal baskı, mobbing ve zorla yönlendirme riskini artırdığı ifade edildi. Bu durumun, Anayasa ile güvence altına alınan sendika seçme özgürlüğüne açık bir müdahale olduğu savunuldu.
Yapılan düzenlemelerle birlikte;
Aday memurların memuriyetle ilişiğinin kesilmesi sürecinin alt kademe yöneticilerin takdirine bırakıldığı,
Disiplin soruşturması açma sürelerinin keyfî biçimde uzatıldığı,
İdarenin bildiği hâlde işlem yapmadığı fiillerin ilerleyen süreçte baskı ve tehdit unsuru olarak kullanılmasının önünün açıldığı ifade edildi.
Eleştirilerde, liyakatsiz atamalarla göreve gelen ve “biat kültürüyle” hareket eden yöneticilere kamu çalışanlarının mesleki geleceği üzerinde sınırsız bir tasarruf alanı tanındığı öne sürüldü. Devletin özel sektörde çalışan işçileri dahi İş Kanunu ile koruma altına alırken, kendi memurlarını iş kaybı korkusuyla baskı altına almasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“Disiplinin amacının düzen sağlamak olduğu, korku üretmek olmadığı” belirtilen açıklamada, hukukun idarenin rahatlığı için değil, adaletin tesisi için var olduğu hatırlatıldı.
Kamu çalışanları adına yapılan çağrıda, Anayasa’ya aykırılığı açık olduğu belirtilen bu düzenlemelerin muhalefet partileri tarafından ivedilikle Anayasa Mahkemesi’ne taşınması, yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi ve telafisi güç mağduriyetler oluşmadan iptal edilmesi istendi.
Açıklamada, “Kamu çalışanlarının geleceği, hukuk devleti ilkesinin korunması ve sendikal özgürlüklerin teminat altına alınması adına gösterilecek demokratik duruş hayati önemdedir” denildi.
31.01.2025
Share this content:



Yorum gönder