Danıştay’dan Sendikal Eyleme Katılan Aile Hekimleri İçin Yeni İçtihat

Danıştay’dan Sendikal Eyleme Katılan Aile Hekimleri İçin Yeni İçtihat

    Danıştay İkinci Dairesi, sendikaların aldığı eylem kararına uyarak işe gitmeyen sözleşmeli aile hekiminden yapılan ücret kesintisini hukuka uygun buldu. 5 Şubat 2026 tarihli karar, Danıştay’ın geçmiş yıllardaki sendikal eylem lehine verilen kararlarından ayrılmasıyla dikkat çekti.

İdare Mahkemesi Kararı Bozuldu

Olay, 2024 yılında yaşandı. Sözleşmeli aile hekimi N. T., sendikaların aldığı eylem kararına uyarak Kasım ayında üç gün, Aralık ayında ise beş gün olmak üzere toplam sekiz gün işe gitmedi. Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı, çalışılmayan günler için hekimin aylık ücretinden kesinti yaptı.

Hekim, işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkeme, 15 Eylül 2025 tarihli kararıyla aile hekimini haklı buldu ve aylıktan kesme işlemini iptal etti. Ancak Sağlık Bakanlığı, kararın kanun yararına bozulması istemiyle Danıştay Başsavcılığı’na başvurdu. Başsavcılığın talebi kabul etmesi üzerine dosya Danıştay İkinci Dairesi’ne taşındı.

Danıştay İkinci Dairesi, yerel mahkeme kararını bozarak Sağlık Bakanlığı’nın uygulamasını hukuka uygun buldu.

Danıştay’ın Gerekçesi: “Çalışılmayan Gün İçin Ücret Ödenmez”

Danıştay kararında iki temel hukuki gerekçeye yer verildi. İlk olarak, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği uyarınca sözleşmeli aile hekimlerine yalnızca fiilen çalıştıkları günler için ödeme yapılabileceği vurgulandı. Yönetmelikte sendikal eylem günlerinin ücret ödenecek istisnalar arasında yer almadığı belirtildi.

İkinci gerekçe ise 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 67. maddesi oldu. Bu maddede, grev süresince iş sözleşmelerinin askıda olduğu ve işverenin ücret ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı düzenleniyor. Danıştay, sendikal eylem nedeniyle işe gelinmeyen günleri bu kapsamda değerlendirdi.

Kararda ayrıca sağlık hizmetlerinin kamu yararı açısından taşıdığı özel nitelik vurgulandı. Sağlık alanında iş bırakmanın kamu sağlığını riske atabileceği, acil ve zorunlu hizmetlerin aksatılmaması gerektiği ifade edildi.

Danıştay, sendikal eyleme katılım nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceğini kabul etmekle birlikte, yapılan ücret kesintisinin bir “ceza” değil, “çalışılmayan gün karşılığında ödeme yapılmaması” olduğunu belirtti.

Eski İçtihatlardan Ayrışma

Karar, Danıştay’ın önceki yıllarda verdiği bazı kararlarla çelişmesi nedeniyle tartışma yarattı. Danıştay 12. Dairesi’nin 2005 tarihli bir kararında, sendikal faaliyet kapsamında göreve gelmemenin mazeret sayıldığı ve ücret kesintisinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştı. Benzer şekilde Danıştay 11. Dairesi’nin yine 2005 yılında verdiği bir kararda da sözleşmeli personele sendikal eylem nedeniyle ücret kesintisi yapılamayacağına hükmedilmişti.

Ayrıca Ankara 9. İdare Mahkemesi’nin 2004 tarihli bir kararında da sağlık çalışanlarının sendikal eylemlere katılımı mazeret olarak kabul edilmişti.

Sağlık Çalışanları ve Sendikalar Açısından Sonuçları

Danıştay İkinci Dairesi’nin bu kararı, özellikle sözleşmeli aile hekimleri açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Kararla birlikte, Sağlık Bakanlığı’nın sendikal eylem günleri için ücret kesintisi yapmasının hukuka uygun olduğu yönünde güçlü bir emsal oluştu.

Sendikalar açısından ise, sağlık çalışanlarını eylem kararlarına çağırırken ücret kaybı riskinin daha açık şekilde dikkate alınması gerekecek. Karar, sağlık sektöründe sendikal eylem hakkının fiilen ücret kaybı ile sınırlandırıldığı yönünde eleştirilere yol açtı.

Uzmanlar, kararın Anayasa’da güvence altına alınan sendikal haklar ve uluslararası sözleşmeler ile uyumunun tartışmalı olduğunu belirtiyor. Bu nedenle kararın ilerleyen süreçte Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun gündemine gelebileceği değerlendiriliyor.

05.02.2026

Share this content:

Yorum gönder