Üniversitelerde Özgürlük ve Yeni Başlangıç: Keyfi Disiplin Cezalarından Öğrenci Affına
Üniversiteler, bilginin üretildiği, eleştirel düşüncenin özgürce tartışıldığı ve farklı fikirlerin çatışarak olgunlaştığı mekânlardır. Ancak son yıllarda bazı disiplin soruşturmaları, eğitim hakkını engelleyen ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir sopaya dönüşmüş durumda. Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nde yer alan ucu açık maddeler, idari amirlere geniş yorum yetkisi tanıyor. “Okul huzurunu bozma” gibi ifadeler, keyfi uygulamalara zemin hazırlıyor; sosyal medya paylaşımları, demokratik protestolar veya akademik farklılıklar soruşturma konusu olabiliyor.
Ne yazık ki, bu cezaların telafisi çoğu zaman mümkün değil. İdare mahkemeleri verilen cezaları iptal etse bile, öğrencilerin kaybettiği zaman, yaşadığı psikolojik baskı ve kariyer endişesi geri gelmiyor. Disiplin cezaları, transkriptte yer almasalar da özlük dosyalarına işlenerek, mezuniyet sonrası kariyer ve akademik hayat için bir tehdit unsuru oluşturuyor. Bu durum, yalnızca öğrencileri değil, üniversitenin akademik özgürlüğünü ve evrensel değerlerini de zedeliyor.
İşte tam bu noktada, öğrencilere yeni bir nefes sağlayacak bir gelişme gündemde: öğrenci affı düzenlemesi. AK Parti kurmaylarının üzerinde çalıştığı teklif, 2022 sonrası ilişiği kesilen öğrencilerin herhangi bir kısıtlama olmadan aftan yararlanmasını öngörüyor. Daha önce tartışılan “programın en az yüzde 50’sini tamamlama” şartı bu kez gündemde değil. Teklifin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılacak son değerlendirmelerin ardından Meclis’e sunulması bekleniyor.
Bu af, geçmişte kaybedilen eğitim fırsatlarını telafi etme şansı sunuyor. Terör, cinsel istismar ve uyuşturucu gibi suçlardan ilişiği kesilenler kapsam dışında bırakılırken, 2022 öncesinde çıkarılmış aflardan yararlananlar da yeni aftan faydalanamayacak.
Ancak 2022 sonrası öğrenciler için herhangi bir kısıtlama olmaması, gençlere üniversite hayatına yeniden başlama ve kaybettikleri zamanı telafi etme fırsatı veriyor.
Sonuç olarak; üniversiteler hem özgür düşüncenin kalesi olmalı hem de öğrencilerin haksız disiplin cezalarından dolayı kaybettikleri zamanı telafi etmelerine olanak tanımalıdır. Keyfi disiplin uygulamalarına son verilmesi ve öğrenci affının hayata geçirilmesi, hem akademik özgürlüğün hem de eğitim hakkının korunması açısından büyük önem taşıyor. Gençler için açılan bu yeni sayfa, üniversiteyi korku iklimi yerine özgür düşüncenin merkezi hâline getirmek için umut verici bir adım.
Gönül TERZİ
07.04.2026
Share this content:



Yorum gönder