Memur Ucuz İşgücü Değildir

Memur Ucuz İşgücü Değildir

Bayram yaklaşırken çoğu insanın aklında aynı şey vardır: Birkaç gün kafa dinlemek, aileyle oturmak, çocuklarla vakit geçirmek… Hazır bayram tatili de dokuz güne çıkarılmışken, doya doya dinlenmek ister. Son günlerde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın mayıs ayı resmi tatil günlerine ilişkin yazısı ile bazı memurların hayalleri suyu düştü. Çünkü yazıyla birlikte kamu çalışanlarının uzun süredir kendi arasında konuştuğu bir mesele yeniden görünür oldu. Memur gerçekten sistemin, en kolay görevlendirilen çalışanı hâline mi geldi?

Kimse kamu hizmeti durmasın demiyor. Hastane çalışacak, huzurevi açık olacak, güvenlik hizmeti sürecek. Zaten memur da bunun farkında. Sorun başka yerde başlıyor. Sorun, fedakârlığın hep aynı kesimden beklenmesinde başlıyor.

Bu yazı ile birlikte, birçok kurumda resmi tatil ve bayram nöbetlerinde önce memur ve sözleşmeli personelin adı yazılacak artık. Bunun nedeni çoğu zaman açık açık söylenmese de herkes biliyor: İşçinin mesaisi daha maliyetli. Fazla mesai ücreti, ikramiyesi, sosyal hakları var. Memur ise çoğu yerde, nasıl olsa görevdir, anlayışıyla sisteme dahil edilecek.

İşte insanı yoran da tam olarak bu duygu.

Çünkü aynı koridorda çalışan insanlar arasında ciddi farklar oluşmuş durumda. Taşerondan kadroya geçen işçiler bugün birçok yerde maaş, ikramiye, sosyal hak ve mesai açısından memurun önüne geçmiş durumda. Kimsenin hakkı küçümsenemez elbette. İşçi de alın teri döküyor. Ama memurun emeğinin giderek görünmez hâle gelmesi başka bir huzursuzluk yaratıyor.

Memur dediğimiz insan da sabah çocuğunu okula gönderen, kredi ödeyen, bayramda annesinin elini öpmek isteyen biri sonuçta. Onun da yorulmaya hakkı var. Sürekli “idare eder”, “bir şekilde halleder” gözüyle bakılan taraf olmak, zamanla insanın çalışma şevkini kırıyor.

Aslında mesele sadece maaş da değil. İnsan bazen parasından çok değer görmek ister. Bu yük hep neden bize kalıyor, sorusu işte tam burada ortaya çıkıyor.

Modern hayatın en büyük problemi galiba insanı rakama çevirmesi. Ama Devlet dediğimiz şey yalnızca bütçe hesabı değildir. Biraz da adalet gerekir. Eğer çalışanlar arasında, nasıl olsa ses çıkarmaz, anlayışı oluşursa, orada aidiyet yavaş yavaş kaybolur. Aidiyet gidince de geriye sadece zorunlu bir çalışma kalır.

Kısacası memur ucuz iş gücü değildir. Bu cümle bugün yalnızca ekonomik bir itiraz değil; biraz da görülme, anlaşılma ve değer verilme talebidir.

Gönül TERZİ

Yorum gönder