Ocak 2027 Zammı İçin Memurun Beklentisi Büyüyor: Ek Zam ve Yükseköğretim Tazminatı Talebi
Temmuz ve ağustos enflasyonunun ardından memur ve memur emeklilerinin Ocak 2027 maaş zammına ilişkin ilk tablo ortaya çıktı. Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, enflasyon farkının tek başına yeterli olmayacağını belirterek ek zam ve refah payı çağrısı yaptı. Güzel, üniversite idari personeli için ise Yükseköğretim Tazminatı’nın kapsamının genişletilmesini istedi.
Memur ve memur emeklilerinin Ocak 2027’de alacağı maaş artışı için hesaplama süreci devam ediyor. Temmuz ayında yüzde 1,78, ağustos ayında ise yüzde 1,84 olarak açıklanan enflasyonla birlikte iki aylık kümülatif enflasyon yüzde 3,65 seviyesine ulaştı.
Yılın kalan dört ayında açıklanacak enflasyon verileri, memur ve memur emeklilerinin Ocak ayında alacağı kesin zam oranının belirlenmesinde önemli rol oynayacak.
Ancak kamu çalışanları açısından tartışma yalnızca enflasyon farkıyla sınırlı değil. Alım gücündeki kaybın telafi edilmesi ve maaşların reel olarak güçlendirilmesi amacıyla ek zam ve refah payı talepleri de gündemde.
Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, memur maaşlarına ilişkin beklentileri değerlendirerek mevcut sistemin çalışanların ekonomik kayıplarını tamamen gidermediğini söyledi.
“Mesele sadece zam oranı değil, alım gücü”
Soru: Temmuz ve ağustos enflasyonunun ardından ortaya çıkan tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İbrahim Güzel: Önümüzde dört aylık bir süreç daha var ve kesin zam oranı yıl sonunda ortaya çıkacak. Ancak bugün itibarıyla görünen tabloyu sadece rakam üzerinden değerlendirmemek gerekiyor.
Asıl bakılması gereken nokta, memurun aldığı maaşın gerçek hayattaki karşılığıdır. Kira, gıda, ulaşım ve eğitim başta olmak üzere temel giderlerde ciddi artışlar yaşanırken, maaşların reel değerinin korunması büyük önem taşıyor.
Dolayısıyla “Enflasyon farkı verilecek, sorun çözülecek” yaklaşımı yeterli değildir. Kamu çalışanının geçmiş dönemde yaşadığı kayıpların da dikkate alınması gerekiyor.
“Enflasyon farkı tek başına kaybı telafi etmiyor”
Soru: Mevcut enflasyon farkı uygulaması yeterli mi?
İbrahim Güzel: Enflasyon farkı çalışan açısından önemli bir mekanizma ancak tek başına yeterli değil. Çünkü çalışan enflasyonun etkisini gerçekleştiği anda hissediyor, buna karşılık oluşan farkı belirli bir dönemin sonunda alıyor.
Bu süreçte maaşın satın alma gücü düşmeye devam ediyor. Bu nedenle enflasyon farkının ortaya çıktığı dönem itibarıyla maaşlara daha hızlı yansıtılmasını sağlayacak bir sistem oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz.
Kamu çalışanı altı ay boyunca kayıp yaşayıp daha sonra bunun telafisini beklememeli.
“Ocak ayında ek zam ve refah payı gündeme alınmalı”
Soru: Ocak 2027 için hükümetten beklentiniz nedir?
İbrahim Güzel: Beklentimiz açık. Enflasyon farkının üzerine kamu çalışanlarının alım gücünü gerçekten artıracak bir ek düzenleme yapılmalıdır.
Ek zam ve refah payı mutlaka gündeme alınmalıdır. Memur maaşının yalnızca enflasyona yetişmesini sağlayan değil, çalışanların yaşam standardını yükselten bir ücret politikası oluşturulmalıdır.
Ekonomik büyümeden ve ülkenin refahından kamu çalışanlarının da pay alması gerektiğine inanıyoruz.
Üniversite İdari Personeli İçin Ayrı Bir Düzenleme Gerekiyor
İbrahim Güzel, kamu çalışanlarının genel ekonomik sorunlarının yanı sıra üniversitelerde görev yapan idari personelin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarına da dikkat çekti.
Üniversite idari personelinin tayin, nakil, becayiş ve mali haklar başta olmak üzere birçok konuda mağduriyet yaşadığını belirten Güzel, özellikle Yükseköğretim Tazminatı’nın idari personele de verilmesi gerektiğini vurguladı.
Güzel, üniversitelerin yalnızca akademik personelden oluşmadığını, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için idari personelin de önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade etti.
“Üniversiteler bir bütündür. Akademik personel üniversitenin eğitim ve bilim faaliyetlerine katkı sunarken, idari personel de üniversitenin günlük işleyişini ve kamu hizmetinin devamlılığını sağlıyor. Buna rağmen aynı kurum çatısı altında görev yapan çalışanlar arasında önemli mali hak farklılıklarının bulunmasını adil bulmuyoruz” dedi.
“Yükseköğretim Tazminatı idari personele de verilmelidir”
Üniversite idari personelinin Yükseköğretim Tazminatı kapsamı dışında bırakılmasının çalışma hayatında eşitsizlik oluşturduğunu savunan Güzel, bu konuda artık somut adım atılması gerektiğini söyledi.
Güzel, “Üniversitenin yükünü birlikte taşıyan idari personelin emeği görmezden gelinmemelidir. Aynı kurumda, aynı kamu hizmetinin yürütülmesine katkı sağlayan çalışanlar arasında hakkaniyetli bir mali düzenleme yapılmalıdır. Yükseköğretim Tazminatı idari personele de verilmelidir. Bu talebimiz açık ve nettir” ifadelerini kullandı.
Yükseköğretim Tazminatı’nın idari personele verilmesinin yalnızca ekonomik bir kazanım olarak görülmemesi gerektiğini belirten Güzel, düzenlemenin üniversitelerde çalışma barışını ve adalet duygusunu güçlendireceğini dile getirdi.
“Üniversite idari personeli de refahtan pay almalı”
ÜNİPERSEN Genel Başkanı Güzel, Ocak 2027’de yapılması beklenen maaş düzenlemelerinde üniversite idari personelinin özel durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Güzel, “Üniversite idari personeli yıllardır fedakârca görev yapıyor. Hem ekonomik olarak güçlendirilmesini hem de özlük hakları bakımından yaşadığı sorunların çözülmesini istiyoruz. Tayin ve nakil hakkından becayişe, mali haklardan Yükseköğretim Tazminatı’na kadar birçok konuda adım atılması gerekiyor” dedi.
“Kamu çalışanı sadece enflasyona yetişmek istemiyor”
Soru: Önümüzdeki dört aylık enflasyon sürecine ilişkin mesajınız nedir?
İbrahim Güzel: Eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında açıklanacak veriler elbette Ocak 2027 zammının hesabında belirleyici olacak. Ancak kamu çalışanının yıl sonunu beklerken her ay alım gücü kaybetmesi kabul edilebilir değil.
Bizim beklentimiz, Ocak ayında ortaya çıkacak enflasyon farkının üzerine gerçek bir iyileştirme yapılmasıdır. Kamu çalışanı yalnızca enflasyona yetişmek istemiyor; refahtan pay almak ve emeğinin karşılığını görmek istiyor.
Üniversite idari personeli açısından ise bu genel artışın yanında Yükseköğretim Tazminatı’nın kapsamının genişletilmesi artık temel bir beklenti haline gelmiştir.
“Maaş artışı gerçek anlamda iyileştirme sağlamalı”
Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu Genel Sekreteri ve ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, kamu çalışanlarının taleplerinin yalnızca bir zam oranından ibaret olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz kamu çalışanlarının sadece enflasyon karşısında korunmasını değil, refahtan pay almasını istiyoruz. Geçmiş dönemde oluşan kayıpların telafi edilmesi, enflasyon farkının zamanında maaşlara yansıtılması ve bunun üzerine gerçek bir refah artışı sağlanması gerekiyor. Üniversite idari personeli açısından da Yükseköğretim Tazminatı’nın verilmesi artık ertelenmemelidir. Kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını aldığı, adil ve sürdürülebilir bir ücret politikası oluşturulmalıdır.”
Ocak 2027 maaş artışının kesin oranı, yılın ikinci yarısına ilişkin altı aylık enflasyon verilerinin tamamlanmasıyla netleşecek. Kamu çalışanlarının gündeminde ise enflasyon farkının yanı sıra ek zam, refah payı ve özellikle üniversite idari personeli için Yükseköğretim Tazminatı talebi bulunuyor.
06.09.2026
Share this content:



Yorum gönder