Üniversitelerde atama tartışması büyüyor: Şube müdürlüğünde sınav ve liyakat gündemi
Sayıştay denetim raporlarında, bazı üniversitelerde fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği kadroları üzerinden şube müdürlüğüne sınavsız atama yapıldığı tespit edildi. Bursa Uludağ ve Hakkari üniversitelerinde toplam 44 atama için sayı verilirken, farklı kurumlarda yapılan benzer işlemler görevde yükselme sisteminin işleyişine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Üniversitelerde idari personelin kariyer basamaklarında ilerlemesini düzenleyen görevde yükselme sistemi, Sayıştay’ın 2025 yılı denetim raporlarında yer alan tespitlerle yeniden tartışılmaya başlandı.
Bursa Uludağ, Hakkari, Niğde Ömer Halisdemir, Osmaniye Korkut Ata ve Selçuk üniversitelerine ilişkin raporlarda, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği kadrolarından şube müdürlüğüne yapılan sınavsız atamalar incelendi. Sayıştay, özellikle 2014 yılında yapılan yönetmelik değişikliği sonrasında sekreterlik kadrolarının görevde yükselme hiyerarşisindeki konumuna dikkat çekti.
44 personel için sınavsız şube müdürlüğü ataması tespit edildi
Raporlarda sayısal bilgi verilen iki üniversitede, söz konusu yöntemle gerçekleştirilen atamaların toplamı 44 olarak kayıtlara geçti.
- Bursa Uludağ Üniversitesi: 1999-2025 yılları arasında 27 personelin bu yöntemle şube müdürlüğüne atandığı belirtildi.
- Hakkari Üniversitesi: 2009-2025 yılları arasında 17 personelin aynı kapsamda atandığı aktarıldı.
Niğde Ömer Halisdemir, Osmaniye Korkut Ata ve Selçuk üniversitelerine ilişkin raporlarda ise uygulamaya dair tespitler yer almasına rağmen, atama sayıları aynı şekilde belirtilmedi.
Atama süreci iki aşamalı olarak işliyor
Sayıştay raporlarında eleştirilen uygulamanın, genel olarak iki aşamada gerçekleştiği ifade ediliyor.
İlk aşamada fakülte, enstitü veya yüksekokul sekreterliği kadrosuna, ilgili dekan ya da müdürün önerisi üzerine rektör tarafından atama yapılıyor. Bu kadrolara ilişkin atama usulünde görevde yükselme sınavı şartı bulunmuyor.
İkinci aşamada ise sekreterlik görevinin, şube müdürlüğüne göre üst veya aynı düzeyde bir görev olduğu değerlendirmesinden hareketle, personelin sınavsız biçimde şube müdürlüğüne geçirilmesi söz konusu oluyor.
Sayıştay, 2014 tarihli görevde yükselme yönetmeliğinde sekreterlik kadrolarının görev grupları arasından çıkarıldığını hatırlatarak, bu kadroların mevcut yönetmelik kapsamında doğrudan üst veya alt görev olarak kabul edilip edilemeyeceğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yönetmelik değişikliği tartışmanın merkezinde
12 Kasım 2005 tarihli eski yönetmelikte fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği kadroları, şube müdürlüğünden önce sıralanarak üst görev niteliğinde düzenlenmişti.
Ancak 2014 yılında yürürlüğe giren yönetmelikte bu kadrolar görevde yükselmeye tabi yönetim hizmetleri grubu içerisinden çıkarıldı. Şube müdürlüğü ise yönetim hizmetleri grubunda yer almaya devam etti.
Sayıştay’ın bazı denetim raporlarında, eski yönetmelikteki hiyerarşik sıralamanın yeni düzenlemeye rağmen atamalara dayanak yapılmasının görevde yükselme sisteminin amacını zayıflatabileceği değerlendirildi.
Raporda, sınava tabi bir kadroya ulaşmak için önce sınavsız atama yapılabilen sekreterlik kadrosunun kullanılması ve ardından şube müdürlüğüne geçiş sağlanmasının, görevde yükselme düzenlemelerini etkisiz hâle getirebileceği ifade edildi.
Üniversitelerin savunmaları farklılaştı
İncelenen üniversitelerin tamamı aynı yaklaşımı sergilemedi. Bazı üniversiteler, sekreterlik kadrolarının şube müdürlüğüne göre üst görev niteliğinde olduğunu ve atamaların mevzuata uygun yapıldığını savundu.
Bazı kurumlar ise benzer atamaları durdurduğunu ve bundan sonraki işlemlerde görevde yükselme mevzuatına uygun hareket edeceğini bildirdi.
Selçuk Üniversitesi, söz konusu kapsamda yapılan son atamanın 4 Mart 2024 tarihinde gerçekleştiğini, bu tarihten sonra atama yapılmadığını ve gelecekte Sayıştay bulguları doğrultusunda hareket edileceğini belirtti. Hakkari Üniversitesi de görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının ihtiyaca göre düzenleneceğini açıkladı.
Sayıştay kararlarında farklı hukuki değerlendirmeler bulunuyor
Görevde yükselme şartları sağlanmadan sekreterlik kadrolarından şube müdürlüğüne geçiş konusunda Sayıştay kararları arasında farklı değerlendirmeler de bulunuyor.
Bazı temyiz kararlarında, fakülte, yüksekokul veya enstitü sekreterliğinin şube müdürlüğüne göre üst ya da aynı düzey görev olarak değerlendirilebileceği ve belirli şartlar karşılandığında sınavsız atamanın mümkün olduğu yönünde kararlar verildi.
Buna karşılık, başka Sayıştay kararlarında görevde yükselme şartlarının sağlanmadığı atamalar nedeniyle kamu zararı ve sorumluluk değerlendirmesi yapıldı. Bu nedenle tüm atamaların tek bir hukuki sonuç çerçevesinde değerlendirilmesi yerine, her işlemin tarihi, personelin taşıdığı şartlar, atama dayanağı ve ilgili yargısal veya denetim kararları birlikte incelenmeli.
Bazı üniversitelerde iptal ve ödeme iddiaları gündemde
Üniversitelerde benzer yöntemlerle yapılan atamalarla ilgili olarak bazı kadroların iptal edildiği ve atamaları kabul eden personele geriye dönük mali sonuçlar doğduğu yönünde değerlendirmeler bulunuyor.
Ancak Necmettin Erbakan Üniversitesi veya diğer üniversitelerdeki her bir işlem bakımından iptal, geri ödeme ya da kamu zararı sonucunun kesinleştiğini söyleyebilmek için ilgili atama kararları, kurum yazıları, Sayıştay ilamları veya yargı kararlarının ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor.
Sayıştay’ın 2024 tarihli bazı temyiz kararlarında, görevde yükselme şartları sağlanmadan sekreterlik kadrolarından şube müdürlüğüne yapılan atamalar nedeniyle kamu zararı değerlendirmesi yapıldığı görülüyor. Bu kararlar, sınavsız atama uygulamasının mali ve idari sorumluluk bakımından somut dosya temelinde incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde hastane müdür yardımcılığı tespiti
Benzer bir tartışma Van Yüzüncü Yıl Üniversitesiyle ilgili Sayıştay raporunda da yer aldı. Raporda, gerekli şartları taşımadığı belirtilen iki hemşirenin hastane müdür yardımcılığı görevine sınavsız görevlendirildiği tespit edildi.
Üniversite, işlemlerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/b-4 maddesi kapsamında rektörlük yetkisiyle yapıldığını savundu. Sayıştay ise genel görevlendirme yetkisinin, görevde yükselme mevzuatında öngörülen sınav ve özel unvan şartlarını ortadan kaldıracak şekilde kullanılamayacağı yönünde değerlendirmede bulundu.
Bu tespit, görevlendirme yetkisi ile görevde yükselme şartları arasındaki sınırların üniversiteler bakımından önemini bir kez daha gündeme getirdi.
İdari personel eşit ve şeffaf kariyer sistemi istiyor
Görevde yükselme sınavları, kamu personelinin kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda ilerlemesini sağlamak amacıyla uygulanıyor. Sınava tabi kadrolara farklı yöntemlerle geçiş yapılması, aynı kadro için sınava hazırlanan ve gerekli şartları yerine getiren personel açısından eşitlik tartışmalarına yol açabiliyor.
Üniversitelerdeki atama süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, görevde yükselme şartlarının tüm personel bakımından eşit uygulanması ve istisnai hükümlerin amacına uygun kullanılması önem taşıyor.
Sayıştay raporları ve temyiz kararları birlikte değerlendirildiğinde, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterliği kadrolarından şube müdürlüğüne yapılan atamalarda tek tip bir uygulama bulunmadığı görülüyor. Bu nedenle kamuoyunun beklentisi, üniversitelerdeki atama işlemlerinin açık kriterlerle yürütülmesi ve kariyer basamaklarında personel arasında eşitliğin korunması yönünde şekilleniyor.
25.09.2026
Share this content:



Yorum gönder