TÜİK’in Enflasyonu Düşük, Memurun Sofrası Boş

TÜİK’in Enflasyonu Düşük, Memurun Sofrası Boş

Üniversite İdari Personel Sendikası Genel Başkan vekili Erdem YALÇIN Memurun Sofrası Boş,

Bir ülkede enflasyonun ne olduğunu anlamak için istatistik tablolarına değil, mutfaklara bakmak gerekir. Pazara çıkan, markete giren, kira ödeyen herkes çok iyi biliyor ki açıklanan enflasyon rakamlarıyla hayatın gerçekleri arasında artık hiçbir bağ kalmamıştır.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı veriler kâğıt üzerinde “makul” görünse de memur ve emekli için gerçek çok daha acıdır: Maaşlar erimiş, alım gücü çökmüş, geçim imkânsız hale gelmiştir.

Bugün memur da emekli de enflasyonu TÜİK bültenlerinden değil; boşalan cüzdanından, yarım kilo alınan meyveden, ertelenen faturadan ölçmektedir.

Rakamlar Aşağı, Hayat Yukarı

TÜİK’in enflasyon hesabında her şey yolunda görünebilir. Ancak gıda, kira, enerji ve ulaşım gibi zorunlu harcamalarda yaşanan fahiş artışlar, bu hesapların kim için yapıldığını sorgulatmaktadır. Çünkü memur ve emeklinin harcama sepeti ile TÜİK’in sepeti aynı değildir.

Markette etiketler her hafta değişirken, kiralar yüzde yüzlere varan artışlar gösterirken, “enflasyon düştü” demek; sahada yaşanan yoksulluğu görmezden gelmektir.

Zam Denilen Şey, Kayıbın Belgesidir

Memur ve emekliye yapılan maaş artışları, gerçek enflasyonun çok gerisinde kalmaktadır. Bu nedenle yapılan artışlara “zam” demek mümkün değildir. Bu artışlar olsa olsa, yaşanan kaybın resmî kayda geçirilmesidir.

Maaşlar artıyor gibi görünse de alım gücü her ay biraz daha düşüyor. Memur ayın ortasını getiremiyor, emekli ayın başında maaşını bitiriyor. Bugün milyonlarca emekli için maaş, sadece kira ve faturalara yeten bir “hayatta kalma ödeneği”ne dönüşmüş durumda.

Emekli Bu Ülkenin Yükü Değildir

Yıllarca çalışmış, üretmiş, devlete hizmet etmiş emeklilerin bugün bu duruma düşürülmesi kabul edilemez. Emekli bu ülkenin yükü değil; emeğiyle bugünleri mümkün kılan temel direğidir.

Ancak gelinen noktada emekliler, sosyal devletin koruması altında değil; hayat pahalılığının insafına terk edilmiştir. Sağlık, beslenme, barınma artık emekli için temel hak değil, ulaşılması zor birer hedef haline gelmiştir.

Gerçek Enflasyon Görülmeden Adalet Olmaz

Sorun açıktır: Gerçek hayat pahalılığı görülmeden yapılan her maaş artışı, memur ve emekliyi daha da yoksullaştırmaktadır. TÜİK’in güvenilirliği tartışmalı verileriyle yapılan her hesaplama, sabit gelirliyi sistematik biçimde zarara uğratmaktadır.

Bu tablo sürdürülebilir değildir. Memurun, emeklinin sabrı tükenmiştir. İstatistikler düzelmeden, adalet düzelmez. Rakamlar makyajlanarak yoksulluk gizlenemez.

Son Söz Yerine

Memur ve emekli sadaka değil, hakkını istemektedir.
Gerçek enflasyon, gerçek zam ve insanca yaşam talep etmektedir.

Ve artık çok net bir gerçek vardır:
TÜİK’in enflasyonu düşük olabilir, ama memurun sofrası her geçen gün daha da küçülmektedir.

Erdem YALÇIN

ÜNİ-PER-SEN Genel Başkan Vekili

04.01.2026

Share this content:

Yorum gönder